Çığlıkların yükseldiği Molla Zeyrek Camii
Merhaba bugün size
İstanbul’da bir caiiden
bahsedeceğiz, geceleri içeriden çığlıkların yükseldiği söyleniyor. Burası,
Fatih Zeyrekhane bölgesinde bulunan Molla Zeyrek Camii.
Bu
cami, İstanbul’un fethedilmesinden sonra Pantokrator Kilisesi’nin cami
olmasıyla ortaya çıkan bir ibadethane. Caminin bugün park haline getirilmiş
arazisinde esrarengiz olaylar zincirinin meydana geldiği söylenmektedir.
Caminin arazisinin bulunduğu yere bakan sokaktaki sır perdesi aralanamıyor.
Parkın eski dönemlerde ahır olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Ahırın içinde
ise bir kuyu ve bir mahzen bulunmaktadır. Geceleri ahırın içinden çığlık
seslerini duyanların, hayvanlarını buraya bağlamaktan korktukları da rivayet
edilmektedir. Ahırın yerinde günümüzde bir park olmasına karşın halen geceleri
çığlıkların yükseldiğini söyleyenler de bulunmaktadır. BU seslerin gizemi
bugüne kadar çözülememiştir.
Molla Zeyrek Camii, (Eski Pantokrator Manastırı
Kilisesi) İstanbul'un "Zeyrek" semtinde Doğu
Roma döneminden kalma dini yapıdır. 3 ayrı şapelin bir araya
gelmesinde oluşan kilise, Ayasofya'dan sonra İstanbul'da ayakta kalan en büyük
eski kilise olarak tarihe geçti. Binalar komplesi, Fatih ilçesindeki
Fazilet sokağında yer alır. 1118 ve 1124 tarihleri
arasında Bizans imparatoru II. Yannis Komnenos'un eşi Macaristanlı
İrene bu manastır sitesini inşa etti. .
Manastır, V.
Haçlı Seferi sırasında İstanbul'un ele geçirilmesinden
sonra haçlılar tarafından yağmalandı.
Bugün Avrupa müzelerinde korunan el yazmaları ve kilise eşyalarının bu manastırdan götürüldüğü iddia edildi. Bizans mimarisini en en iyi temsil eden örneklerden biri olan manastıra, birçok imparator ve imparatoriçenin gömüldüğü belirtildi. .
Bugün Avrupa müzelerinde korunan el yazmaları ve kilise eşyalarının bu manastırdan götürüldüğü iddia edildi. Bizans mimarisini en en iyi temsil eden örneklerden biri olan manastıra, birçok imparator ve imparatoriçenin gömüldüğü belirtildi. .
İstanbul'
un fethinden sonra ilk medrese ise burada açıldı.
Medresede, devrin önde gelen bilim adamları ders verdi.
Bunların başında ise "Zeyrek" lakaplı Molla Mehmet vardı.
Zeyrek'ten dolayı yapı ve semt Zeyrek adıyla anıldı. Fatih Külliyesi'nin inşasından sonra Pantokrator Kilisesi, 1453 yılında "Molla Zeyrek" adıyla camiye çevrildi..
Medresede, devrin önde gelen bilim adamları ders verdi.
Bunların başında ise "Zeyrek" lakaplı Molla Mehmet vardı.
Zeyrek'ten dolayı yapı ve semt Zeyrek adıyla anıldı. Fatih Külliyesi'nin inşasından sonra Pantokrator Kilisesi, 1453 yılında "Molla Zeyrek" adıyla camiye çevrildi..
Osmanlı
dönemi boyunca onarımlarla yaşatılan yapının ana karakteri özenle
korundu. Caminin içerisinde bulunan minber, "Bizans döneminin yapı
elemanlarının kullanılması" ile yapıldı ve hem Bizans hem de Osmanlı
kültürünü temsil eden bir örnek oldu. Söz konusu tarihi cami, birbiriyle
irtibatlı 3 kiliseden meydana gelir. Kuzey ve güney
kiliselerinin planları aynıdır. Kubbe kasnağında ise 12
pencere vardır. Camiye sağ tarafına tuğladan tek şerefeli bir
minare yapılmıştır. Alt pencereler genişletilerek karanlıktan
kurtarılmaya çalışılmıştır.
Güney tarafında ise tonozlu 3 Osmanlı hücresi bulunmaktadır. Burası, Akşemseddin, Emir Buhari ve Şabaniye Şeyhi'nin dergahı olmuştur.
Zeyrek Camii'nin zamanla yıpranan minber ve mihrabı yenilenmiş olup, tarihi bir değer taşımaktadır. Mihrabı alçı kaplama, minberi mermer, kürsüsü ise ahşaptır. Fatih'teki "Zeyrekhane" olarak bilinen bölgenin Haliç ve Atatürk Bulvarı'na doğru eğimli yamaçları teraslarla düzenlendi. İnşa edilen Çivizade-Ümmü Gülsüm, Kasap Demirhun, Bıçakçı Alaaddin gibi mahalle mescitleri semtin küçük odaklarını oluşturdu. Mütevazı ölçekli bu mescitler, semtin Osmanlı dönemi gelişimini ve değişimini simgeleyen semt kimliği açısından önem kazandı..
Güney tarafında ise tonozlu 3 Osmanlı hücresi bulunmaktadır. Burası, Akşemseddin, Emir Buhari ve Şabaniye Şeyhi'nin dergahı olmuştur.
Zeyrek Camii'nin zamanla yıpranan minber ve mihrabı yenilenmiş olup, tarihi bir değer taşımaktadır. Mihrabı alçı kaplama, minberi mermer, kürsüsü ise ahşaptır. Fatih'teki "Zeyrekhane" olarak bilinen bölgenin Haliç ve Atatürk Bulvarı'na doğru eğimli yamaçları teraslarla düzenlendi. İnşa edilen Çivizade-Ümmü Gülsüm, Kasap Demirhun, Bıçakçı Alaaddin gibi mahalle mescitleri semtin küçük odaklarını oluşturdu. Mütevazı ölçekli bu mescitler, semtin Osmanlı dönemi gelişimini ve değişimini simgeleyen semt kimliği açısından önem kazandı..
Bizans devrinde
dini amaçla kullanılan yapı, Osmanlı devrinde de mescit olarak kullanılarak
yaşatıldı. Batısında yer alan Osmanlı haziresiyle beraber tek kubbeli yapı,
antik çağdan günümüze kültürel birlikteliği simgeledi. Molla Zeyrek
Camii'nin yer aldığı bölgede, bazıları anonim 15 civarında yatır
bulunur.
Osmanlı toplumunda ölüm ve yaşam alanları kesin sınırlarla ayrılmadığı için bu yerleşim alanında da sokak dokusu içerisinde konutların arasında, hatta konutların içinde mezarlara rastlanır. Bunların arasında en meşhuru Mehmet Emin Tokadi'nin makamı olarak bilinen mezardır.
Zamanla etrafında bir hazire oluşan bu mezar, İstanbul'un en önemli ziyaret yerlerinden bir tanesi olmuştur..
Fatih'te Zeyrekhane olarak bilinen bölgedeki "Molla Zeyrek
Camii"nin şu anda park haline getirilmiş arazisine bakan sokak ise
oldukça esrarengizdir. Orada çocukluğu geçenlerin anlattığına göre, parkın
olduğu yer eskiden bir ahırmış. Ahırın içindeki kuyu ve altındaki
mahzen ise korkulan bir yermiş. Geceleri, ahırdan çığlık sesleri
duyulurmuş. Hayvanını ahıra bağlayanlar, akşamları buraya gitmeye
korkarmış. Ahırın altından Ayvansaray'a giden bir tünelin
varlığı konuşulurmuş. Şimdi o ahırdan hiçbir iz yok. Ancak yerinde manzarası
güzel bir park var.Osmanlı toplumunda ölüm ve yaşam alanları kesin sınırlarla ayrılmadığı için bu yerleşim alanında da sokak dokusu içerisinde konutların arasında, hatta konutların içinde mezarlara rastlanır. Bunların arasında en meşhuru Mehmet Emin Tokadi'nin makamı olarak bilinen mezardır.
Zamanla etrafında bir hazire oluşan bu mezar, İstanbul'un en önemli ziyaret yerlerinden bir tanesi olmuştur..
Geceleri çığlık sesleri duyduğunu iddia edenler ise hala mevcut..
Yorumlar
Yorum Gönder