Kayıtlar

2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İmam-ı Buhari

Resim
Kur’an-ı kerimden sonra en kıymetli kitab olan Sahih-i Buhari adıyla meşhur hadis kitabını yazan büyük hadis âlimidir. İsmi, Muhammed bin İsmail olup, künyesi Ebu Abdullah’tır. Hadis ilminde yüksek derecede olup, 300.000’den fazla hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezbere bilen bir âlim olduğu için "İmam", Buharalı olduğu için "Buhari" denilmiş, İmam-ı Buhari ismiyle meşhur olmuştur. 810 (H. 194) senesinde Buhara’da doğdu. 870 (H. 256) senesinde Semerkand’ın Hartenk kasabasında vefat etti. Küçük yaşta babasını kaybeden Buhari, ilk tahsiline doğum yeri olan Buhara’da başladı. Duası makbul saliha bir hanım olan annesi, onun ve kardeşinin yetişmesi için gayret sarf etti. On yaşından itibaren hadis âlimlerinin derslerine devam etti. On beş yaşına girmeden 70.000 hadis-i şerifi ezberledi. Hadis ilminde kısa sürede o derece ilerledi ki, hocaları ile karşılıklı ilmi münazaralarda bulunmaya başladı. Nitekim hocası Dâhili, bazı hadis rivayetlerindeki eksikliklerini ...

Delinin Veliye Tavsiyesi

Resim
Bayezid-i Bestamî hazretleri. Büyük velilerden. Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor: -Ne yapıyorsun? Hizmetçi: -Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. -Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? -Hastalığını söyle. -Benim hastalığım günah hastalığı... Çok günah işliyorum.. -Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum.. Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine: -Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi. Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak: -Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi. Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti: -Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi. Bu güzel...

Hz Muhammed sav hayatı 4 Bölüm

Resim
Selamün Aleyküm Hz. Muhammed s.a.v. hayatı 4. Bölüm de Peygamber Efendimizin s.a.v. dedesinin vefatı, Yemen seyahati, Hilfulfudul cemiyetine girmesi vs bu konuların hepsini 4. Bölüm de anlattık. Peygamberimiz s.a.v. hakkında detaylı bilgi sahibi olmanız çok daha iyi olacaktır. Dinlemek için üstte görünen resime tıklamanız yeterlidir. Yada Youtube de ( Ehlibeyt 571 ) kanalında bölümlerden haberdar olmak için, Youtube de abone olup bildirimleri açın videolarımızı beğenip yorum yapmanız bizleri mutlu edecektir. Allah'a emanet olun.

Hz Muhammed sav hayatı 3 Bölüm

Resim
Selamün Aleyküm Hz. Muhammed s.a.v. hayatı 3. Bölüm de Peygamber Efendimizin s.a.v. doğumu, babası ve annesini kaybetmesi ve anne Amine nin Nur yüzlü evladına son sözleri bu konuların hepsini 3. Bölüm de anlattık. Peygamberimiz s.a.v. hakkında detaylı bilgi sahibi olmanız çok daha iyi olacaktır. Dinlemek için üstte görünen resime tıklamanız yeterlidir. Yada Youtube de ( Ehlibeyt 571 ) kanalında bölümlerden haberdar olmak için, Youtube de abone olup bildirimleri açın videolarımızı beğenip yorum yapmanız bizleri mutlu edecektir. Allah'a emanet olun.

Hz Muhammed sav hayatı 2 Bölüm

Resim
Selamün Aleyküm Hz. Muhammed s.a.v. hayatı 2. Bölüm de Peygamber Efendimizin s.a.v. Dedesi, Annesi; Babası, Peygamberimizin babasının kurban edilmesi, bu konuların hepsini 2. Bölüm de anlattık. Peygamberimiz s.a.v. hakkında detaylı bilgi sahibi olmanız çok daha iyi olacaktır. Dinlemek için üstte görünen resime tıklamanız yeterlidir. Yada Youtube de ( Ehlibeyt 571 ) kanalında bölümlerden haberdar olmak için, Youtube de abone olup bildirimleri açın videolarımızı beğenip yorum yapmanız bizleri mutlu edecektir. Allah'a emanet olun.

Hz Muhammed sav hayatı 1. Bölüm

Resim
Es Selamün Aleyküm Hz. Peygamber efendimiz sav hayatını bölümler halinde anlatacağız. 1. Bölümünü dinlemek için gördüğünüz youtube bağlantımıza tıklayarak dinleyebilirsiniz. youtube kanalımızda bizi bulmak istiyorsanız, Ehlibeyt 571 yazmanız yeterlidir. Kanalımız üst sıralarda çıkacaktır. Peygamber Efendimizin sav hayatını dini hikayeler konular vs devamının gelmesini istiyorsanız kanalımıza abone olup videolardan anında haberdar olmak istiyorsanız. bildirimleri açabilirsiniz. Bize destek olmak istiyorsanız, videolarımız beğenmeyi ve yorum yapmayı ihmal etmeyin Allah'a emanet olun. Tekrar söyleyeyim video ve bölümleri dinlemek için gördüğünüz resime yani bağlantıya tıklamanız yeterli veya Youtubede Ehlibeyt 571 kanalına bakabilirsiniz.

Allah’ı bilmeye yüz delil

Resim
Hikayeyi dinlemek istiyorsanız gördüğünüz resime tıklamanız yeterlidir. Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar'ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat'a geldiğinde; hem devlet, hem din büyükleri akın akın ziyaretine gelmiş, alâka göstermişlerdi. Ama birileri vardı ki; ne geliyor, ne de gelme arzusu ızhâr ediyordu. Acaba Fahreddîn-i Râzî hazretlerinin muhâliflerinden miydi? Halktan bir zengin, bir gün Fahreddîn-i Râzî hazretlerini bahçesinde yemeğe dâvet etti. Maksadı; ziyaretine gelmeyen zâtı da orada bulundurup, görüşmelerini ve bir yanlış anlamanın meydana gelmemesini temin etmekti. Fahreddîn-i Râzî hazretleri, yemekte karşılaştığı ziyaretine gelmeyen zâta, - Niçin bizi ziyârete gelmediniz? diye sordu. Şöyle cevap verdi o zât: - Ben fakirin biriyim. Ne ziyâretinize gelişim size bir şeref kazandırır, ne de gelmeyişim size bir şey kaybettirir. Siz mühi...

Sen başka dua bilmezmisin? - Çok güzel hikaye

Resim
Bir şahıs, Harem-i Şerîfin kapısında, Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan Allâhım!.. diyerek hep aynı duâyı okuyordu. Ona, Sen başka duâ bilmez misin? dediler. O şöyle açıkladı, bu duâyı tekrar etme sebebini: Ben Beyt-i Şerîfi tavâf ederken ayağıma takılan bir şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla îmânım mücâdeleye tutuştular. Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar dedi şeytanım. Îmânım ise, Bu haramdır, boşuna saklama; sahibini bul, teslim et! dedi. Ben böyle mücâdele içinde iken, birinin sesi duyuldu: Burada, içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise getirsin, ona otuz altın müjde vereyim! Bin haramdan otuz helâl hayırlıdır, diyerek keseyi sahibine teslim ettim. O da bana otuz altın verdi. Bunu alıp bakırcılar çarşısında gezerken, bir Arap kölenin bu paraya satıldığını görünce, hemen satın aldım. Bir müddet sonra bu kölenin yanına bir kısım Araplar gelip gizlice konuşmaya başladıla...

İbretlik hikaye - Allah.ın Emaneti

Resim
Hz.Ümm-i Süleym, gayet temiz ahlak sahibi bir hatun idi. Çocuğu vefat ettiği zaman, sabır ve metanetle bizzat kendisi yıkadı ve kendisi kefenledi ve bir tarafa bırakıp, komşularına dönerek: - Babasına haber vermeyin. Hz. Ebu Talha orada bulunmamaktaydı. Akşam eve döndüğünde, çocuğu sordu, hanımı: - Gördüğünden şimdi çok iyidir, der. Sonra yemek yediler, oturdular, birlikte oldular. Bir müddet sonra Hz.Ümm-i Süleym, beyine gayet metanetle şöyle der: - Ebu Talha, ödünç alınmış bir şeyi geri vermek icap eder mi etmez mi? - Söylediğin bu söz nasıl bir söz, elbette ki ödünç alınan şey geri verilmeli. - O halde, Hak Teala da sana emanetten vermiş bulunduğu çocuğu aldı. Ebu Talha bu sözü duyunca : - Biz Allah için halk edilmiş bulunuyoruz ve hep onun tarafına döneceğiz, der ve şükreder. Sabah olunca gidip Resulullah'a (s.a.v.) anlatır. Resulullah (s.a.v.): - Ya Rabbi bunun daha iyi bir karşılığını Ebu Talha'ya ver, diye dua eder. Nitekim, dokuz ay dokuz gün sonra Abdullah diye bir ...

Musa ile Hz. Musa

Resim
Firavun'un kahinleri, saltanatı yıkacak çocuğun dünyaya geldiğini kendisine haber verdiler. Firavun ölmemek için öldürmek sevdasına kapıldı. O sene dünyaya gelen erkek çocuklarını, kılıçtan geçirtmeye başladı. Cellatlar; sokak sokak, ev ev dehşet ve ölüm saçıyorlardı. Kadının biri, doğum sancıları başlayınca, mağaraya vardı ve çocuğunu orada dünyaya getirdi. Çocuğunun , gözünün önünde öldürülmesinden korktuğu için orada bırakarak evine döndü. Mukadderatı ile başbaşa kalan çocuğu, Cenab-ı Hakk'ın emriyle, Hz.Cebrail besleyip büyüttü. İlk fırsatta mağaraya koşan kadın, çocuğunu hayatta bulunca sevindi, onu emzirip doyurdu ve tekrar evine döndü. Günler böylece geçerek küçük büyüdü ve sonunda Hz.Musa'nın kavmini, altından buzağıya taptıran kimse bu çocuk oldu. Adı Musa. Samira kabilesine mensup bulunduğu için, kendisine Samiri lakabı verilmiştir. Asalet olmayınca, Cebrail aleyhiselamın verdiği gıdaya ihanet etti. Diğer bir Musa da Allah'ın Kelimi, Peygamberi ve Firavun...

Tunus Hakkında ilginç bilgiler

Resim
dinlemek istiyorsanız yukarıdaki videoya tıklayınız. Tunus MÖ 12. Yüzyılda Fenikeliler bölgeyi keşfetti ve mö 9. Yüzyılda bölgede katarca kuruldu. Katarcalılar, Sicilya ve ispanyaya kadar koloniler kurdular. O dönende yeni kurulmakta olan roma imparatoru için tehtid oluşturmuşlardır. Ancak pön savaşlarından yenilip tunustan sürülmüşlerdir. Şimdilerde tunusun yer aldığı bölge, roma egemenliğinde afrika eyaleti olarak yönetilmiştir. Baş şehir tunus 1574 yılına kadar tekrar hafsi hanedanlığının elindeydi. Bu dönemde Barbaros hayrettin paşa ve Turgut reis 1556 da gafsayı, 1558 de kayrevanı ele geçirince tunusun doğu ve güney sahilleri Osmanlıların eline geçti. Cerbe adası deniz üssü olarak kullanıldı. Barbaros hayrettin paşa, ispanyadaki Endülüslü Müslümanlardan 100 bin kişiyi kurtararak afrikaya getirdi. 1574 te uluç ali reis ile sinan paşa, ‘’vad kalesini’ ele geçirince tunus, Osmanlı devletinin eyaleti oldu. Fransa, bazı Tunuslu aşiretlerin cezayire yaptıkları akınları ve bazı to...

Nasreddin Hoca ve ceviz çuvalı

Resim

Son nefes zor nefes (Cüneyt Bağdadi)

Resim
Cüneyd-i Bağdadi Mübarek vefat edeceği gün çok korkulu ve üzgündürler. Yüzleri kül gibi olmuş rengi uçmuştur. Talebeleri bu halden çok ürkerler. Hatta içlerinden biri: - 'Aman efendim' der, 'Biz sizin şefaatiniz ile kurtulmayı ümid ediyoruz. Eğer siz bu kadar sıkıntı çekerseniz bizim halimiz nice olur? - Ey dostlarım yetmiş yıllık ibadetimi kıldan ince bir ipe astılar. Kâh o yana, kâh bu yana sallanıyor ve ben bu esintinin kabul yeli mi?, red rüzgârı mı? olduğunu bilemiyorum. Naaşını yıkayan talebesi su ulaştırmak için mübarek gözlerini aralamaya çalışır. Melekler dile gelir, - 'Kendini yorma' derler, 'Cüneydin gözü Allah'ın zikri ile kapanmıştır ve onun didarını görmeden açılmaz.' Talebelerinden biri onu rüyasında görür. Merakla sorar: - Efendim, Allah-ü teâlâ size nasıl muamele etti? - İlim ve marifet dolu sözlerimin hiçbir faydası olmadı. Sadece gece kıldığım namazlar imdadıma yetişti.

Çığlıkların yükseldiği Molla Zeyrek Camii

Resim
Merhaba bugün size İstanbul’da bir caiiden bahsedeceğiz, geceleri içeriden çığlıkların yükseldiği söyleniyor. Burası, Fatih Zeyrekhane bölgesinde bulunan Molla Zeyrek Camii.  Bu cami, İstanbul’un fethedilmesinden sonra Pantokrator Kilisesi’nin cami olmasıyla ortaya çıkan bir ibadethane. Caminin bugün park haline getirilmiş arazisinde esrarengiz olaylar zincirinin meydana geldiği söylenmektedir. Caminin arazisinin bulunduğu yere bakan sokaktaki sır perdesi aralanamıyor. Parkın eski dönemlerde ahır olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Ahırın içinde ise bir kuyu ve bir mahzen bulunmaktadır. Geceleri ahırın içinden çığlık seslerini duyanların, hayvanlarını buraya bağlamaktan korktukları da rivayet edilmektedir. Ahırın yerinde günümüzde bir park olmasına karşın halen geceleri çığlıkların yükseldiğini söyleyenler de bulunmaktadır. BU seslerin gizemi bugüne kadar çözülememiştir. Molla  Zeyrek Camii,  (Eski Pantokrator Manastırı Kilisesi)  İstanbul'un "Zeyrek" ...

Hz. Muhammed sav. Şeytan ile konuşması

Resim
Değerli kardeşimiz, Konuyla ilgili Muhyiddin ibn Arabi'nin  Şeceretü'l-kevn  isimli eserinde  Şeytanın Hileleri  başlığıyla şöyle bir rivayet nakledilirse de kaynağı verilmemiştir: İbn-i Abbas (R.A.) Hazretleri'nden naklen Muaz b. Cebel rivâyet ediyor. “Bir gün Resûlullah (S.A.V.) ile beraberdik. Ensârdan birinin evine toplanmıştık... Tam bir cemaat olmuştuk. Ev sahibi: “İçeridekiler... Eve girmem için bana izin verir misiniz? Benim sizden bir dileğim var, görülecek bir işim var... ” Bunun üzerine, herkes Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz'in yüzüne bakmaya başladı. Orada ve her zaman büyük O'ydu. İzin Ondan çıkacaktı... Resûlullah (S.A.V.) efendimiz duruma vâkıf oldu ve: «Bu seslenen kimdir, bilir misiniz?» buyurdu. Biz hep birden şöyle dedik: “En iyi bilen Allah ve Resûlüdür.” Bunun üzerine Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz: “O, lâin iblistir. Şeytandır. Allah'ın lâneti onun üzerine olsun...” Buyurunca hemen Hz. Ömer: “Ya Resûlâllah, bana izin veriniz, o...

Böceğin Rızkı

Resim
Hazret-i Süleymân (a.s.) bir gün, deniz kenârında oturmuşlar idi. Bir karıncanın geldiğini gördü. Ağzında bir yeşil yaprak tutardı. Deniz kenârına ulaşdı. Sudan bir kurbağa çıkdı. O yaprağı karıncadan alıp, denize döndü. Karınca geri döndü. Karıncadan sordular ki, - Bunun hikmeti nedir. Karınca cevâb verdi ki, -Bu deryânın ortasında, Allahü Sübhânehü ve teâlâ hazretleri bir taş halk etmişdir. O taşın içinde bir böcek halk etmişdir. Beni onun rızkına sebeb etmişdir. Ben her gün o nesneyi, ona yetecek kadar rızkı getiririm. Deniz kenârına ulaşdırırım. Allahü teâlâ hazretlerinin, kurbağa sûretinde yaratdığı bir meleği o rızkı benden alır, o böceğe verir. O böcek, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin kudreti ile, fasîh dil ile söyler ki; -Sübhânallah ki, beni halk etdi, deniz ortasında ve taş arasında bana mekân verdi. Benim rızkımı unutmadı. İlâhî, ümmet-i Muhammedi ümîdsiz etme!

Hırsız ve Havari

Resim
Rivayet ediliyor ki, hırsızın birisi, İsrailoğulları arasında kırk sene yol kesicilik yaptı. İsâ aleyhisselâm onun yanından geçti. İsâ'nın peşinde havarilerden bir abid vardı. Hırsız, kendi kendine: - Bu geçen Allah'ın peygamberidir. Yanında bir havarisi vardır. Ben de inip onların beraberinde üçüncüsü olursam ne güzel olur! dedi. Bunun üzerine iniverdi. Başladı havariye yakın olmaya... Fakat havarinin büyüklüğünden, nefsini ona yakın olmaya layık görmüyordu; kendi kendine: - Benim gibi bir hırsız bir abidin yanında yürüyemez, dedi. Râvî der ki: Havarî onun gelişini hissetti. Ve nefsinde şöyle fısıldadı: "Benim yanımda bu hırsız mı yürüyor?" Bunun üzerine havari, Hazret-i İsâ'nın tam yanına varıp onunla beraber yürüdü. Hırsız arkada kaldı. Bu manzara karşısında Cenab-ı Hak, İsâ kuluna şöyle vahyetti: - Onların ikisine söyle! İkisi de yeni baştan amel etmeye başlasınlar. İkisinin de geçmiş amellerini yaktım! Havariye gelince: Nefsiyle ucbe kapıldığından dolayı o...

Zeki Talebe

Resim
Felsefe öğretmeninin, senenin başından beri inançsızlığı -hem de ilim adına- anlatmasına kızan imanlı talebe şöyle bir oyunla öğretmenini rezil etmiş. Öğretmeninin gireceği dersten önce eline aldığı tebeşir ile tahtaya kocaman bir eşek resmi çizmiş ve tam ortasına öğretmeninin adını yazmış. Derse giren öğretmen, ismini tahtadaki eşeğin üzerinde yazılı olduğunu görünce hiddetlenerek söylenmiş: -Kim bu eşeğin üzerine benim adımı yazan terbiyesiz. Sınıftan çıt çıkmamış. Öğretmen bir daha, sesini biraz daha yükselterek konuşmuş. -Çıksın ortaya yoksa ben ne yapacağımı bilirim. Ama sınıftan yine ses çıkmamış. Hoca bu sefer daha kararlı bir ses ile -Eğer o edepsiz ortaya çıkmazsa hepinizi disipline vereceğim demiş. Bu tehditten sonra imanlı ve zeki talebe kalkarak demiş: -Hocam ben çizeni gördüm, -Aferin oğlum, söyle bakayım kimmiş, -Efendim, ben biraz önce pencereyi açmıştım, birden kuvvetli bir rüzgâr esti, rüzgârın etkisiyle tebeşir tozları havalandı ve eşek resmini oluşturdular. Daha so...

Ameş ve Karısı

Resim
imam-ı Azam Ebu Hanife rh.a.'in arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.  Adam öfkeyle:  -Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.  A'meş'in kızı babasına:  -Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:  -Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.  Kızcağız da annesini konuşması için ikna etmeye çalıştı. Ama annesi inat etti, konuşmamakta direndi.Karısının konuşmamakta kararlı olduğunu gören A'meş'in ise az önce öfkeyle ettiği yeminin ciddiyeti aklına geldi, söylediğine pişman oldu. Eşiyle boş olmaktan kurtulmak için care düşünmeye başladı. Gecenin bir yarısında giyinip evden cıktı. Doğru Ebu Hanife Hazretlerini...

Ahsen-ül Kasas

Resim
Başlıkta okuduğumuz terkip, 'Kıssaların en güzeli' demektir. Bu tâbir, Kur'ân-ı Kerim'de, Hz. Yûsuf aleyhisselâmın kıssası için kullanılmıştır. Bu kıssayı, ya bir tefsirden, veya onunla alâkalı bir kitaptan okumanızı tavsiye ederiz.   Bildiğimiz sebeplerle Kenan diyarından Mısır'a getirilen Hz. Yûsuf, Yâkup aleyhisselâmın oğludur. Dedesi Hz. İshak, büyük dedesi de Hz. İbrâhim'dir. Hepsi de şirke karşı tevhîdi, küfre karşı îmânı tebliğ etmiş, Allâh'ın nûrunu kalplere nakşetmek için mücâdele etmişlerdir.   Böylesine muazzez, mukaddes ve müberrâ bir nesilden gelen Hz. Yûsuf, aristokrat bir hayat içinde yüzen Mısır saraylarında; hayâ, edep ve terbiye âbidesi olarak insanlara örnek olmuş, aslâ gayr-i meşrû tekliflere iltifat etmemişti. Hatta ahlâksızca yapılan îmâ ve baskılara karşı Cenâb-ı Hakka, bunlardan kurtarması için yalvarıp, 'Zindan, bunların beni dâvet ettiği şeyden iyidir Rabbim, dedi.' (S. Yûsuf, 33)   Sonra, Aziz ve arkadaşları, Hz. Yûs...

Bir Gencin Tevbesi

Resim
Allahü Teala, Peygamberi Musa Aleyhisselama hitap edip: - "Ey Musa! Filan mahallede, bizim dostlarımızdan biri vefat etti. Git onun işini gör. Sen gitmezsen, bizim rahmetimiz onun işini görür" buyurdu. Hazreti Musa, emir olunduğu mahalleye gitti. Ordakilere: - "Bu gece, burada Allahü Tealanin dostlarından biri vefat etti mi?" diye sorunca. - "Ey Allahın peygamberi! Allahü Tealanın dostlarından kimse vefat etmedi. Ama filan evde zamanını kötülüklerle geçiren fasık bir genç öldü. Fışkının çokluğundan hiç kimse onu defnetmeye yanaşmıyor" dediler. Musa Aleyhisselam: "Ben onu arıyorum" buyurdu. Gösterdiler. Hazreti Musa, o eve girdi. Rahmet melekleri gördü. Ayakta durup, ellerinde rahmet tabakları olup. Allahü Tealanın rahmet ve lütfunu saçıyorlardı. Hazreti Musa, yalvararak münacaat etti: - "Ey Rabbim! sen buyurdun ki, "O benim dostumdur". İnsanlar ise fasık olduğuna şahitlik ediyorlar. Hikmeti nedir?" Allahü Teala: ...

Korkunç hastane (Waverly Hills)

Hangi Peygamberin Kızısın?

Cemâleddîn-i Aksarâyî hazretleri anlatır: Tâbiînden Hasan-ı Basrî hazretleri bir gün dergâhta otururken ihtiyar bir kadın gelir ve; -Efendi hazretleri, benim bir kızım vardı öldü. Hasretine dayanamıyorum. Bana bir duâ öğret de rüyâmda görüp hasretimi gidereyim, der. Hasan-ı Basrî hazretleri gerekeni yaptıktan sonra kadın gider. Fakat kadın, ertesi gün gözleri kan çanağı gibi olduğu hâlde ağlayarak tekrar dergâha gelir. Hasan-ı Basrî hazretleri kadına; -Niçin ağlıyorsun? diye sorunca kadın; -Kızımı rüyâda gördüm, ama üzerine katrandan bir elbise giydirmişler cayır cayır yanıyor, cevabını verir. Hasan-ı Basrî hazretleri ve yanında bulunanlar kendi sonlarının nasıl olacağını düşünerek ağlaşmaya başlarlar. Aradan bir müddet geçtikten sonra Hasan-ı Basrî hazretleri, rüyâsında kendinin vefât ettiğini ve cennete girdiğini görür. Cennette gezerken muhteşem bir köşk ve önünde bir kadın görür. O kadına; -Yavrum sen hangi peygamberin hanımı veya kızısın? diye sorar. Kadın; -E...